|
İstanbul`sun Kestane Gözlerinde |
| 468*48 |
 |
 |
Okunma |
|
186 |
Herşey 2006`nın Haziran ayında başlamıştı.Korkularım vardı farkındaydım.Yeni bir şehre , hiç bilmediğim bir yola çıkmıştım. Arkamda bıraktıklarımın acısını daha içimde öldürememiş, sevgi, aşkı yaşamadığım bir ilişkiyi kendi içinde hala yaşamaya çalışan bir çocuktum.Sevmekten ve acı çekmekten o kadar korkuyordum ki gurbette tek başına yaşam mücadelesi vermem gerektiğini bile unutmuştum. Bazen isyan eder, bu mudur hayat gibi söylenirdim, sonumu merak ederdim taki seni tanıyana kadar... İşte bu buhran dönemimde tanışmıştık onunla .. İkimiz de öğretmen evinde geçiçi kalıyorduk , öğretmen değildik sadece misafirdik.Seni gördüğümde şuna bak beni de nasıl yiyicek gibi bakıyor demiştim ;içimden..Sonradan öğrendim seninde benim için ;şuna bak kendini ne sanıyor sanki yiyicez ve havalı olduğum düşüncesini.. Sonra senden intikam almaya başladım malesef, çünkü acı çekmekten, terk edilmekten,sevipte sevilmemekten, yine o tek kişilik aşktan, bir ilişki içerisinde olduğu halde yalnız yaşamaktan duygularımı öylesine korktum ki sana acı çektirmeye çalıştım.Senden kaçtım, seni birine benzetmekten kaçtım, duygularımı anlamam için zamana ihtiyacım vardı;başlamadan bitmişti benim geçmişteki korkularım takıntılarım yüzünden.. Derken 1 ay geçti sensiz.Hergün seni düşünerek sensiz 1 ay, hatalarımı anlamıştım, senden vazgeçmenin sana da kendime de yaptığım en büyük zalimlik olduğunu anlamıştım.O bir ay bir yanım sendeydi.Bizi ayıran zaman bana neleri kaybettiğimi hergün hatırlatıyordu;mutluluğumu kendi ellerimle mahvetmiştim ve geçmişim acımasızca önümde duruyordu.Arkadaşımla kaldığım ilk evime bıraktığın eşyaların geldi bir gün.Yalnızdım,masana dokundum, ananenin sana verdiği tepsiye uzun uzun baktım.Anladım ki işte o zaman içimin acıdığını.. ağladım ve belki 2 dk önce canımın eşyaları diye sevdiğim masana vurdum, sana kızmıştım beni koruyamadığına yalnız bırakıp mücadele etmemene. Haberlerini çaktırmadan almaya çalışırdım, misafir evinde bensiz kalmanın sana acı çektirip çektirmediğini hissetmeye çalışırdım.Sen ise o zamanlar başkasını düşündüğümü ve sevdiğimi sanıyordun;haklıydın bırakıp gitmiştim.Korkaklar kaçaklar gibi kendi için sevmek kolay gelmişti. Oysa; ailemi, Ankara`yı ve seni özlüyordum. Gittiğimiz yerlerden geçmek canımı yakıyordu, yine bir ilişkideydim ama sen ile değildim.O Bakırköy`deki kafeye ev arkaşımla gelmek istedim ;çaktırmamaya çalışıyordum gitmek istemiyormuş da zorla gelmiş mecbur kalmış o senin dediğin havalı kız rolüne girivermiştim.Seni gördüm sonra diğer kız arkadaşlarımızla ve delicesine kıskanmıştım;onlardan bile..Hiç belli etmedim edersem yenilirdim , kendinden emindin mavi kotunu giymiştin kestane gözlerinin içi parladı birden ;içimden ne kadar yakışıklı olmuş dedim senin haberin yoktu.Mücadele etmeni görmek için bekledim ve yeniden başladık çekingen birşeylere.. İstabul`u beraber öğrendik, gittiğimiz her yerde bir anımız ,kavgalarımız ,sarılmalarımız, başlangıç ve bitişlerimiz var.İstanbul`sun benim için, bazen karmaşık bazen doğal bazen de çekilmez,ve biliyorum aşkımız hiç bitmedi,ben abartıyorum haklısın sen İstabul`sun ben de karla kaplı kahverengi içine kapanık Ankara`yım.Zorlu başaçıkılmaz asi yanlarımı senin kestane gözlerine bakarak hala durulmayı bekliyorum ve aslında sadece seni sevmeyi istiyorum; herşeyinle seni..
468*48
|
Yorumlar |

|
|