Ana Sayfa  Sohbet  Sarki Sozleri  Saglik  Fikralar  Arama iletisim

Menü


   Ana Sayfa
   Sohbet
 Anlamlı Sözler
 Aşk Mesajları
 Aşk Sözleri
 Cinsellik
 Filmler
 Güzel Sözler
 Haberler
 Hikayeler
 Liseli Kizlar
 Msn Messenger
 Oyunlar
 Programlar
 Ramazan Mesajları
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Sohbet Chat
 Spor
 Sözler Mesajlar
 Videolar
 Yemek Tarifleri
 ÜnLü ResimLeri
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
  iletisim

 Zor Bir Karar

468*48

Okunma

674

Güzel bir "kendin pişir, kendin ye" lokantasında şöminede yanan odunların çıtırtısı duyuluyor, garsonlar masalar arasında koşuşturup duruyorlardı. İçki bardağını masaya bırakan Levent, kızın elini tutarak "Sana rastladığım için ne kadar şanslı olduğumu düşünüyorum. O kadar harika bir insansın ki" dedi. Kübra da asıl kendisinin ne kadar şanslı olduğunu düşündü bir an.
İki yıl önce evlenmek üzere olduğu sevgilisinin kendisini bir başka kadın için terk etmesinden sonra, arkadaşlarının bütün ısrarlarına rağmen insanlardan uzak kalarak kendi kabuğuna çekilmişti. Bütün isteksizliğine rağmen gittiği bir doğumgünü partisinde Levent le tanıştıklarında, hala hayal kırıklığını umutsuzluğunu üzerinden atamamıştı.
Levent in yakın ilgisi ile Kübra kısa sürede kendini toparlamıştı. Her fırsatta onu sevdiğini söyleyen bu erkeğe Kübra artık güveniyordu. Levent sık sık onu ne kadar akıllı, sevimli ve çekici bir kadın olduğunu söylediği için bir Pazar sabahı aralarında meydana gelen olaylar karşısında oldukça şaşırdı.
Karşılıklı birbirlerine sevgi dolu sözler söyleyerek kahvaltılarını yapmışlar, Pazar gazetelerini okuyorlardı. Kübra, Levent in mesleğiyle de ilgili olduğunu düşünerek ekonomi sayfasında okuduğu bir teorinin ne olduğunu sordu. Levent bu soruyu aptalca bulduğunu, ayrıca onun ne fikirlerini, ne de saç rengini beğenmediğini söyleyerek, Kübra nın kendini savunmasına fırsat vermeden çıkıp gitti.
Kübra bütün günü Levent i neyin kızdırdığını düşünüp ağlayarak geçirdi, gece de gözünü uyku tutmadı. Acaba birbirlerine en yakın oldukları bir zamanda ilişkilerinin bu en romantik ve güzel anında neden böyle davranmıştı? Acaba bütün erkekler mi böyleydi, yoksa ilişkilerinin yürümemesine sebep kendi miydi? Yok, hayır, ikisi de değildi. Bütün mesele Levent in kişiliğinden kaynaklanıyordu. Kübra nın üzüntüsü yerini öfkeye bıraktı.
Sabah işe gitmek üzere hazırlanırken, telefon çaldı. Levent ti arayan. O her zamanki yumuşak, etkileyici sesiyle "Seni uyandırdım mı?" dedi. Kübra kararlı bir sesle "Evet" deyince bu sefer de "Peki seni ne zaman arayabilirim?" diye sordu. Bir zafer edasıyla "Hiçbir zaman" deyip telefonu kapatan Kübra, bir süre sonra bir pişmanlık hissine kapıldı, ancak artık yapacak birşey yoktu.
Çalıştığı reklam şirketindeki işler her zamankinden daha yoğundu. Bir müzik grubunun konserini hazırlıyorlarda. İki ay süren çalışmalardan sonra gerçekleştirilen konser hakikaten muhteşem olmuştu.
Konsere müzik ve sanat dünyasının önde gelen şahsiyetleri katılmış, çeşitli kokteyller verilmişti. Ancak bütün bu renkli yaşam, Kübra ya, Levent i unutturamamıştı. Birgün Levent telefon etti, ağlamaklı bir sesle Kübra dan özür dileyerek, onu hala unutamadığını, onsuz ne kadar mutsuz olduğunu söyledi.
Yeniden ilişkilerinin ilk günlerdeki mutlu havasına dönmüşlerdi. Bir gece kulüpte dansederlerken Levent, Kübra ya sıkıca sarılarak "Söz ver bana" dedi. Eğer sana bir daha kötü şeyler söylersem beni terk etmeyeceğine söz ver. Seni Seviyorum Kübra, sana ihtiyacım var". Levent daha sonra Kübra ya ilişkilerinin iyi gitmesinden, birbirlerine bu kadar çok yakınlaşmalarından korktuğunu, onun için kötü davrandığını, bu yüzden de onu istemediği halde terk etmekten korktuğunu söyledi.
Çok kötü bir evlilik tecrübesi olmuştu, gerçi Kübra eski karısına hiç benzemiyordu, ancak gene de bu ilişki onu korkutuyordu ve aralarına ne olursa olsun, Kübra dan onu terk etmemesini istiyordu.
Kübra uzun bir süre bu "Ne olursa olsun" lafı üzerinde düşünmekten kendini alamadı. Levent neyi kast etmişti acaba? Artık kendisini eskisi gibi işine de veremiyordu. Birgün dalgınlığını fark eden bir arkadaşına bu konuyu açtı. Levent ilişkilerinin iyiye gitmesinden korktuğunu, en mutlu oldukları anlarda kendisine olmadık şeyler söylediğini, sonra da üzülüp ona eskisinden de iyi davrandığını, ancak herşeye rağmen yalnız kalmamak için onu terk edemediğini anlattı. Daha önceki sevgilisi onu terk ettiğinde geçirdiği kötü günleri anımsadı..
Arkadaşı "Şekerim neden kendine yeni bir sevgili bulmuyorsun?" Hiç olmazsa Levent den ayrılırsan, seni teselli edecek biri olur" deyip, durumunun zannettiği kadar korkunç olmadığını izah etti. Kübra, Levent e onu terk etmeyeceğine dair söz vermişti. Ayrıca başka hiçbir erkeği de istemiyordu ama kendi iyiliği için bunu yapmağa mecburdu.
Uzun zamandır hiçbir yere gitmediğini, kendi kabuğuna çekildiği için birden arıyabileceği hiçbir arkadaşı olmadığı geldi aklına. Okul arkadaşlarının çoğu evlenmişti.
Kendisiyle ilgilenenlerin çoğu ise aramaya değmeyecek tiplerdi.
Bu arada aklına tiyatro sanatçısı olan bir kız arkadaşını arayıp, beraber bir yere gidip yemek yemeği teklif etmek geldi. Hiç olmazsa üzerindeki sıkıntıyı atardı. Ancak Mine nin sahneye koyacakları yeni oyun için provaya gitmesi gerekiyordu ama isterse Kübra da gelip izleyebilirdi.
Provadan sonra Mine nin oyuncu arkadaşları ve piyesin yönetmeniyle beraber yakınlardaki bir kahvehaneye gittiler. Kübra birden kendini çok yalnız hissetti ve Levent in yanında olmasını istedi..Herkes yeni sahneye koyacakları oyunun coşkusu içerisinde izleyicilerin nasıl bir tepki göstereceklerinden, basında neler yazılacağından bahsediyor, kimse onunla fazla konuşmuyordu. Kübra ev gitmesi gerektiğini söyleyip ayağa kalkınca, piyesin yönetmeni olan Dinç de bazı işleri olduğunu ve kendisini eve kadar götürebileceğini söyledi. Söylediğine göre Dinç de Kübra nın evine çok yakın oturuyordu. Metronun gürültüsünden birbirlerinin söylediklerini anlayamadılar. Biraz sonra Dinç bir mecmua çıkarıp okumaya başladı. Bu arada onu inceleyen Kübra, ister istemez Levent le, Dinç i mukayese etti. Levent den çok daha yakışıklı, kültürlü ve ince ruhlu biriydi ama kendisini beğendiğini gösteren hiçbir davranışta bulunmamıştı. Kapının önünde vedalaşırken Dinç i kahve içmeye çağırdı, ancak Dinç havanın karardığını, bu saatten sonra vasıta bulmanın biraz zor olduğunu söyleyerek izin istedi. Kübra acaba niye bana yakın oturduğunu söyledi diye düşünmekten kendini alamadı yalnız kalınca. Demek bir kızın o saatte sokakta yalnız yürümesinin sakıncalı bulan düşünceli erkekler vardı hala bu devirde. Dinç den hoşlanmıştı. Tam bu düşünceler içindeyken Levent telefon etti, bir işi çıktığını ve on gün görüşemeyeceklerini söyledi.
Ertesi hafta Dinç i görmek için provaya gittiğinde, iki erkek arasındaki farkı daha belirli bir şekilde gördü. Aradaki farklılık sadece birisinin sarışın, diğerinin koyu kumral, birinin uzun, diğerinin ise kısaya yakın orta boylu olmaları değildi. Dinç çok daha kültürlü, insancıl ve dürüst bir kişiliğe sahipti. Dinç provadan sonra onu sinemaya davet ettiğinde, Kübra böyle bir insanın ilgisine layık olmadığını düşündü. Sıradan bir filmdi ama beraber olmanın mutluluğuyla saçma sapan şeylere güldüler, aynı paketten mısır patlağı yediler.
Sinemadan çıktıktan sonra küçük bir lokantaya gittiler. Dinç ondan çok hoşlandığını ve daha çok görmek istediğini söyleyince, Kübra, Levent den bahsetmek zorunda kaldı. Dinç anlayamamıştı, nasıl oluyor da Kübra kendisine, zarar veren bir ilişkiyi sürdürüyor, sürekli kişiliğinden taviz veriyordu. "ama sen karar verene kadar bekleyeceğim" dedi.
O akşam eve döndüğünde telefon çalıyordu. Son anda yetişip telefonu açtı. Levent bütün gün nerede olduğunu niçin kendisine dışarı çıkacağını haber vermediğin isoruyordu, sanki on gün görüşemeyeceklerini söyleyen kendisi değilmiş gibi. Kübra çok sinirlenmesine rağmen hiçbir şey söylemedi.
Hem Levent i çok özlemişti, hem de Dinç le beraber olduğu için suçluluk duyuyordu.
Levent hafta sonu için bir kız arkadaşının kendilerini deniz kenarındaki evine davet ettiğini, görmek isteyip istemediğini sorunca ister istemez kabul etti. Onu bir kızla aynı eve kalacağını düşünmektense o da beraber giderdi.
Cuma günü tiyatroya uğrayıp Dinç e Cumartesi günü buluşamayacaklarını, Levent le beraber olacağını söylediği zaman genç erkeğin yüzünde beliren ifadeyi görünce belki de bir daha hiçbir zaman birbirlerini göremeyeceklerini düşündü ve içi acıyla sızladı. Ancak yapabileceği birşey yoktu.
Levent in üniversiteden arkadaşım diye tanıştırdığı Gül, kendisine son derece güvenen, biraz küstahça ve güzel sayılamayacak bir kadındı. Hiçte Levent in dediği gibi iyi niyetli, hassas ve dost canlısı biri değildi. Dost canlısıysa bile, bunu Kübra ya değil de Levent e gösteriyordu. Üçünü bir arada gören, Kübra yı değil de Gül ü Levent in sevgilisi sanırdı. İki gün boyunca Kübra bir dakika bile Levent le yalnız kalamadı. Sanki Gül ikisini yalnız bırakmamaya, Levent de Kübra ya özel ilgi göstermemeye dikkat ediyor gibiydiler. Kübra hayatında hiç bu kadar mutsuz olmamıştı. Adeta kendini fazlalık gibi görüyor, ayrıca Dinç gibi harika bir insanı kaybettiği için üzülüyordu.
Pazar akşamı şehre dönene kadar Levent le birkaç cümleden fazla konuşmadılar. Levent in onu Gül e karşı soğuk davranmakla suçlaması, Kübra nın kalbini daha da kırmıştı.
Akşam bu acıya daha fazla dayanamayacağını düşünen Kübra, yatağından fırlayıp giyindi. Dinç e gitmek üzere bir taksiye atladı. Son bir kere daha şansını denemeye karar verdi. Dinç onu istemese de haklıydı, ne kadar büyük bir aptallık etmişti Levent i ona tercih etmekle. On dakika sonra Dinç in kolları arasındaydı. Gözyaşlarını silerken Dinç "Özür dilerim sevgili Kübra..Seni üzdümse. Ama bir an önce karar vermeni istedim. Ben de bütün haftasonu beni bir daha aramazsan diye korkmuştum" diyordu...

468*48
  Yorumlar

 
Muhsin YAZICIOĞLU "ÜŞÜYORUM"


Rüya Tabirleri -T


Rüya Tabirleri -D


Beşiktaş taraftarı Yusuf'a isyan etti


Ramazan Mesajları


50 Cent Candy Shop dinLe


Sean Paul Give It Up To Me Dinle


DJ Tiesto Dance For Life


Pitbull - I Know You Want Me Dinle


Beyonce Up It dinle


   Diziler |  Filmler |  Fikralar |  Haberler |  Hikayeler |  Msn Messenger |  Oyunlar |  Programlar |  Resimler |  Ruya Tabirleri |  Saglik |  Videolar |  Yemek Tarifleri |  Sarki Sozleri |  Siirler

Copyright - 2008 Tum Haklari Saklidir Lethe

ask siirleri