Ana Sayfa  Sohbet  Sarki Sozleri  Saglik  Fikralar  Arama iletisim

Menü


   Ana Sayfa
   Sohbet
 Anlamlı Sözler
 Aşk Mesajları
 Aşk Sözleri
 Filmler
 Güncel Bilgiler
 Güzel Sözler
 Haberler
 Hikayeler
 Kürtçe Müzik
 Liseli Kizlar
 Manken Resimleri
 Msn Messenger
 Ne Nedir?
 Oyunlar
 Programlar
 Ramazan Mesajları
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Sohbet Chat
 Spor
 Sözler Mesajlar
 Videolar
 Yemek Tarifleri
 Yeni Albümler
 ÜnLü ResimLeri
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
  iletisim

 Adsız Hayatlar 1

Okunma

203

Kadın kapıyı açtı ve hızlıca çıktı. Duraksadı sonra omuzları çöktü ve yavaşça geri döndü. Umudunu almayı unutmuştu. Hâlbuki elinde kalan son şeydi umut. Tek başına bir insana ömür boyu yetecek güç! O bile bırakıp gitmişken bu kapıdan çıkmak ne anlamsız... Devam etse nereye götürür ayakları onu. Onu ilk gördüğü yere mi, yoksa el ele tutuşup gezdiği gizlisine mi... Bilse devam ederdi. Bulabilir mi? İçinde umut yok ki. Nerden bilsin...

Geri döndü. Zayıf umudunu içine bastırmaya çalıştı. Paltosunu astı. Ağır adımlarla yatak odasına yürüdü. Işığı açtı. İçeri girmeden kapıya başını dayadı. Boş gözlerle yatağa baktı. Kokusunu içine çekti. Daha dün gibiydi hâlbuki... Her tarafı anılarla dolu bu odanın filmlerdeki gibi kapısına kilit mi vursaydı... Ne anlamı vardı ki... Dün gibiydi. 1 yılı geçmişti neredeyse. Kim bilir şimdi nerde? Evlenmiştir belki. Unutmuş mudur acaba? Söz vermişti ama " Unutmam seni, sen bir tanesin, canımsın..." demişti.

Bilseydim ile başlayan cümleler artık kullanılmaz olmuştu. Bilseydi ha! Nerden bilebilirdi ki bir gün her şeyi yüz üstü bırakıp çekip gideceğini. Kızıyordu kendine, ama ne fayda!.Düşündükçe yüreği burkuluyordu...Ah... Böyle olmamalıydı. Keşke... Ama şu an ne işe yarıyor ki bunları düşünmek?

Bu düşüncelerden kurtulmak istercesine acele soyundu. Geceliğini geçiriverdi üstüne. Yatağa uzanıp yorganı çekti üstüne. Üşüyordu tüm benliği. Boğazına yumruk gibi oturan yüreğindeki kırgınlığı bastırmak istercesine gözlerini sımsıkı yumdu. Sonunda yorgun bedeni ve ruhu uykuya yenik düşmüştü...

Sessizliği yırtan telefon sesiyle uykusundan sıçradı. Gözlerini açmaya çalıştı. Telefonun üstündeki numara tanımadığı bir numaraydı. Daha fazla çaldırıp konu komşuyu rahatsız etmemeliyim diye düşündü. Kimdir bu densiz? Beni bu saatte rahatsız eden kim? diye söylenerek öfkeyle ahizeyi kaldırdı.

—Alo?
- ...
—Alo??
- ....
—Kimsiniz konuşsanıza!
—”dıt dıt dıt”

“Bu saatte kim ki bu şaşkın?...Yanlış aramıştır canım” diye düşündü.Bir an aklına geldi. “belki?...”dedi içinden.”yok canım değildir... .” Acı bir tebessüm suratını kapladı o an.
”Lanet osun tam da uyumak üzereydim nerden çıktı şimdi bu”.Uykusuz geçirdiği onca geceye bir yenisi daha eklenecekti şüphesiz. Deliksiz bir uyku çekmeyeli belki bir yıl olmuştu. Mutfağa geçip ısıtıcının düğmesine bastı, raftan kahve kavanozuyla birlikte en sevdiği kupasını indirdi. Aklının bir köşesinde halen arayanın kim olduğu konusunda fikirler çatışıp duruyordu. İnanmak istediği bir cephede diğer tüm ihtimallerle harbe girmişti. Boş vermişliğinden ötürü aklında rafa kalkmış bir dünya düşünce artık zor geliyordu ona. Oturup ağlamak istiyordu ama kendine söz verdi bir kere! Ağlamak yok!

Soluk mavi duvarın beyaz tavan ile kesiştiği köşeye bakarak açtı gözlerini yeni güne. Saat neredeyse öğlen olmuş. Masanın üstünde yarısı içilmiş kahve ve yanında iki yana açılıp ters koyulmuş yeni aldığı roman. Gece koltukta uyumuş hatırladığı buydu. Sonra kalkıp uykulu gözlerle yatağına yatabilmişti zor bela. Aslında önceki gecelerden farklı değildi yaptıkları, hatta bir önceki haftadan... Uzun zamandır dışarı çıkmamıştı. Korktuğu, çekindiği, onun üstünde dolaşan bir göz vardı sanki... Ona öyle geliyordu ya da. En son çıktığında dışarı gördüğü bütün insanlardan nefret edercesine baktı her birinin gözüne. Dışarıda gördüğü her şey ona acı çektiriyordu... Artık unutmalıyım...

Salih de bana öyle dememiş miydi? Benim görmezden geldiğim, sözüm ona umursamadığım gerçeği o gün yüzüme bir tokat atarcasına, o ana dek hiç görmediğim öfkesiyle söylememiş miydi?

"-Nilüfer.
- Efendim aşkım.
- Nereye kadar sürecek bu böyle?
- Bilmiyorum bilmekte istemiyorum..
- Ama nereye kadar ha, senin üzülmeni istemiyorum ama bir gün.. Bir gün gelecek ve biz…
- Bak Salih bu yolculuğa beraber başladık her şeyi göze alarak. Sonunu hiç düşünmedim düşünmekte istemiyorum. Ben seni seviyorum ve bunun için her şeyimi vermeye hazırım.
- Ah canım biliyorum bende seni seviyorum ama huzursuzum… Hep sonu aklıma geliyor inan senin üzülmeni istemiyorum. Bunları konuşmak için geç kalırsak eğer… Yani en azından bilmeni istiyorum… offf.

Başını önüne eğdi Salih. İçinde onu huzursuz eden bir şey peydah oldu. Bir süre konuşmadan camdan dışarı baktı Nilüfer. Ankara bugün hiç olmadığı kadar hüzünlü geldi bir an ona. Her gün gelip oturdukları o şirin pastane üstüne üstüne geliyordu. İçinde ara sıra onu rahatsız eden karmaşık duyguları Salih yüzüne vurmuştu sanki. Dışarıda inceden bir yağmur başladı. Adımları hızlanan insanlar az sonra sağanağa döneceğini biliyorlardı sanki yağmurun. Sanki bulutlar ağlıyordu. Öyle gelmişti Nilüfer’e, birlikte ağlamak istedi bulutlara eşlik ederek. Salih’i anlıyordu aslında, ama anlamak istemiyordu. Şu an mutluydu ve gerisini düşünmek anlamsızdı…

Başını camdan aldı.Salih ile göz göze geldiler. Hüzünlü bakıyordu Ankara gibi, ağlıyordu fark ettirmeden için için. Salih başını tekrar önüne eğdi, konuşmadılar ara sıra göz göze geldiler ama sustular yavaş yavaş çaylarını yudumladıktan sonra kalktılar.İkisinin de üstünde o zamana kadar bildikleri ama dışa vuramadıkları gerçeklerin biliniyor olmasının ağırlığı vardı. Hiç bir şey düşünmek istemeyen iki insan şimdi kendi içlerinde yalnızlığa terkedilmişlerdi. Bugünü takip eden günlerde değişim kendini göstermeye başlamıştı artık…"


  Yorumlar

 
Türk Ünlülerin ve Mankenlerin Yeni Fotoğrafları, Gizli Görüntüleri ...


Platonİk aŞk ...


Samsun Sohbet


Beyonce Up It dinle


Eminem 50 Cent


şirinlik duası


yaşlılık maaşı sorgulama


Vodafone Bedava SMS


Facebook şifre kırma


Sarhoş Boyacı


   Diziler |  Filmler |  Fikralar |  Haberler |  Hikayeler |  Msn Messenger |  Oyunlar |  Programlar |  Resimler |  Ruya Tabirleri |  Saglik |  Videolar |  Yemek Tarifleri |  Sarki Sozleri |  Siirler

Copyright - 2008 Tum Haklari Saklidir Lethe

ask siirleri